taşındım..
buyrun gelin efendim, adres aşağıda..
bloghane.tumblr
buyrun gelin efendim, adres aşağıda..
burada vapurlarımız bile benziyor bize

Aslında bu seçimler ile ilgili yazacak çok şey var, aslında bu seçimler ile ilgili olarak bir kez daha alayına kapak oldu gibisinden bir şeyler diyesim var..
Şimdi gelelim asıl mevzuya..
Bir kaç yazar vardır bizden tabiri ile aslolan veya bir kaç şair vardır!. 
İzliyoruz işte hergün, birileri kayısıyı, fındığı anayasa paketi içinde arıyor, hiç sıkılmadan halka şikayette bulunuyor, maddeler hakkında akla mantığa uygun bir tek olumsuz görüş söyleyemiyor, çünkü bulamıyor..
Bazen öyle bir an oluyor ki, hiç düşünmeden tüküresim geliyor şu dünyanın düzenine!.
Yeni nesillerin fark etmesi, bilenlerin biraz farklı dinlemesi için Nev'den,
Hakan Albayrak şöyle diyordu 30 Mayıs tarihinde kaleme aldığı lakin 1 Haziran günü yayınlanan yazısında; cenâb-ı hakk'ın bizi büyük bir devrimde enstrüman olarak kullandığını iliklerime kadar hissediyorum, Filistin'in meşru başbakanı İsmail Heniye'nin dediği gibi; gemiler gazze limanına ulaşsa da ulaşmasa da kazandık..
Şu Pazar günü cümle alem uyurken, erkenden dikildim ayağa..
*hiç bir zaman öğretmen olmak gibi bir hayalim olmadı,
bir zamanlar kitap satan bi genç vardı hani..
Aylardır her cumartesi gecesi habertürk'te yayınlanan 'tarihin arka odası' programını muhakkak izliyorum..


Fatih Camisinin Türbe kapısından çıktığınız vakit duvar dibinde küçük masalar ve taburelerini,sokak üzerinde ise sırayla dizilmiş çay evlerini görürsünüz...
büyük bir iştahla dedim ki ; brownissa getirirmisin hocam, bir daha ki sefere kesin içmeliyim demiştim sözümü tutmalıyım.
Ağa Kapısını bileniniz,gidip göreniniz var mı bilmiyorum, ama bilmeyenler için ısrarla tavsiye ederim..Pişman olmayacaklarına bizzat kefilim ...
Hafiften rüzgar ve arka fonda ki ince müzikle bir bardak çay ve sigara eşliğinde ''işte İstanbul'' dedirten nadide yerin adı Ağa Kapısı ...
Ertuğrul Özkök ''her şeyi yazı dizisi sonunda açıklayacağım'' diyerek okuru merakta da bırakıyor, mesela bundan sonra içki içecek miyim ? namaz kılacak mıyım ? diye soruyor ve cevabını da yazı dizisi sonuna saklıyor .. Basit olsa bile işi biliyor ...Oralarda oruç tutmadım diyor üstelik, garip mi ? bilmiyorum .. Bildiğimiz tek şey bu iki şahsında şu mübarek ay'da böyle hassas bir konuyu sulandırmasıdır, bence öyle en azından ...
Ben bildim bileli yeşil ambalajında saklanan
Neler yazmış, neler paylaşmıştık, güzel güzel geçiniyorduk ki bir süre sonra bir şeylerden sebep anlaşamamıştık, biz kendimize göre, onlar kendilerine göre haklıydılar, öyle böyle sürüp gitmişti bir dönem, o vakitler şimdi ki gibide değildi, bloglar el üstünde tutuluyor, yurdum insanı blog sayfaları ile yeni yeni tanışıyordu, yıl 2003 sanırım, hey gidi günler..