Ağa Kapısını bileniniz,gidip göreniniz var mı bilmiyorum, ama bilmeyenler için ısrarla tavsiye ederim..Pişman olmayacaklarına bizzat kefilim ...Kapısı önünde beklerken dış ambiyans biraz hayal kırıklığı yaratabilir ama içeriye adım attığınız vakit hele ki teras katına çıktığınız an dudaklarınızdan düşecek tek kelime ; İstanbul olacaktır..
Süleymaniye'de İstanbul Müftülüğü'nün yanında ki Fetva yokuşundan aşağı sallanıp solda ki ilk sokağa daldığınız gibi göreceksiniz zaten küçük tabelasını.
Alt katta hiç oyalanmadan 2.katıda es geçip çıkacaksınız terasa, İstanbul sizi karşılayacak zaten, ama mümkünse manzaraya nazır oturmaya bakın, eğer masalar dolu ise her an gözlerinizle felfecir okuyun ki birileri kalkar kalkmaz masaya doğru uçun ve kapın masayı ... olur ki beni de böyle bir masada görürseniz ''aaa şu bizim tanıdık, dur rica edeyim'' gibisinden iç geçirmelerle masama göz dikmeyin, yeminle tanımam!!..
Hafiften rüzgar ve arka fonda ki ince müzikle bir bardak çay ve sigara eşliğinde ''işte İstanbul'' dedirten nadide yerin adı Ağa Kapısı ... Burada çay içmenin keyfi elbet ki başkadır ama farklı tat arayanlar için ;
*Brownissa
*Ab-ı Hayat Şurubu
*Demirhindi ve
*Osmanlı Şurubu gibi farklı tatlar'da var..
henüz gitmeyenler için benden söylemesi..
peki 1 hafta sonra ne oldu, devamı işte burada...
